İçgörüler

Oy Vermeyi Yapay Zekaya Bıraksaydık?

Oy Vermeyi Yapay Zekaya Bıraksaydık?

Önce fikri, sonra insanı seçseydik yine aynı kişilere mi oy verirdik? Ama daha fazla görünürlük daha fazla liyakat değildir.

Bu yazıların arkasındaki hikaye: Hakkımızda

Geçen hafta biraz meraktan biraz da kendi kararımı sınamak için kullandığım yapay zekaya bir soru sordum. Arya’yı, içinde bulunduğumuz ekosistemi ve yaşadığımız şehri düşünürsen yaklaşan oda seçiminde kime oy vermeliyim? Adayları, projelerini, geçmişlerini ve ulaşabildiği bilgileri değerlendirdi. Sonra bir isim söyledi. İlginç olan önerdiği kişinin benim desteklediğim kişi olmamasıydı. İlk refleksim yapay zekanın nerede yanıldığını bulmaya çalışmak oldu. Sonra durdum. Ben kendi tercihimi neye göre yapmıştım?

Birini seçerken yalnızca projelerine bakmıyoruz. Onu tanımak, geçmişte nasıl davrandığını bilmek, bize güven vermesi kararımızın bir parçası. Bizi ziyaret etmiş olması bile düşündüğümüzden daha fazla şey anlatıyor. Güvendiğimiz başka birinin onu desteklemesi de aday hakkında doğrudan bilmediğimiz bir şeyi o kişinin muhakemesine bırakmamızı sağlıyor. Ahbaplık, hatır, aidiyet, yıllardır süren ilişkiler de kararın içinde. Bunların hiçbiri tek başına yanlış değil. Fakat yapay zeka benden farklı bir sonuca ulaşınca aklımda başka bir senaryo canlandı. Kişiyi bir süreliğine ortadan kaldırsaydık ne olurdu?

Adayların isimlerini, fotoğraflarını, şirketlerini ve kimlerin desteklediğini kapatalım. Herkes projelerini aynı formatta açıklasın. Ne yapacaksın, neden yapacaksın, kime fayda sağlayacak, maliyeti ne olacak, hangi riski taşıyor ve başarıyı neyle ölçeceğiz? Seçmen önce yalnızca projelere bakarak istediği geleceği seçsin. Sonra isimler açılsın ve ikinci soruya geçelim. Bu geleceği gerçekleştirmesi için kime yetki vermeliyiz? Önce fikri, sonra insanı seçseydik yine aynı kişilere mi oy verirdik?

Böyle bir sistem yalnızca kişiyi fikirden ayırmazdı. Seçmeni de “kimi destekliyorum?” sorusundan önce “aslında ne istiyorum?” diye düşünmeye zorlardı. Temsil isteyen kişiyi ise genel söylemlerden çıkarıp neyi, nasıl, ne kadar kaynakla ve hangi sonuçla yapacağını anlatmaya mecbur bırakırdı. Bugün birbirinden çok farklı vaatler aynı cümlelerin içinde rahatlıkla yaşayabiliyor. Projeleri önce seçtiğimiz bir düzende vaat etmek de oy vermek de biraz daha zorlaşırdı. Belki en önemli katkısı doğru projeyi bulmak değil, hem seçmeni hem de seçilmek isteyeni daha açık bir karar disiplinine sokmak olurdu. Keza bir adaya oy verirken en az dört ayrı şeye karar veriyoruz. Nasıl bir gelecek istiyoruz. Hangi projelerin bizi o geleceğe götüreceğini düşünüyoruz. Kimin bunları gerçekleştirebileceğini değerlendiriyoruz. Bir de bugün henüz bilmediğimiz bir sorun yarın ortaya çıktığında kimin muhakemesine güveneceğimizi seçiyoruz. Dört farklı soruya tek bir isimle cevap veriyoruz. Seçimlerdeki problem bazen yanlış kişiyi seçmemiz değil, birbirinden farklı kararları tek bir oya sıkıştırmamız. Kişi, fikir, güven, ilişki ve gelecek aynı paketin içine girdiğinde aslında neye oy verdiğimizi ayırmak zorlaşıyor.

Şimdi ilk soruya geri dönelim ve sandığa bizimle birlikte yapay zekayı da götürelim. Beni, şirketimi, sektörümü ve yıllardır verdiğim kararları bilen bir sistem yüzlerce sayfalık proje dosyasını benden çok daha hızlı okuyabilir. Bir projenin benim şirketim için faydalı olurken başka bir sektörün aleyhine çalıştığını görebilir. Adayın bugün söyledikleriyle geçmişte yaptıklarını karşılaştırabilir. Birbirleriyle çelişen vaatleri, benim fark etmediğim alternatifleri önüme koyabilir. Ben böyle bir sistemi kullanmak isterdim. Zaten kullandım. Hatta bunu herkesin denemesini de isterim. Kullandığınız yapay zekaya sizi, şirketinizi, sektörünüzü ve yaşadığınız şehri düşünerek adayları değerlendirmesini söyleyin. Sonra verdiği cevaptan önce kendi ilk tepkinize bakın. Aynı kişiyi önerdiğinde neden haklı olduğunu, başka birini önerdiğinde ise neden yanıldığını mı arıyoruz?

Bu deneyi yaparken gözden kaçırmamamız gereken şey ise yapay zekanın dünyayı değil, dünyanın bıraktığı izleri görüyor olması. Bir aday yıllardır çok iyi işler yapmış ama bunların dijital izi zayıf olabilir. Bir başkasının güçlü bir iletişim ekibi, yüzlerce haberi, videosu hatta çok iyi hazırlanmış proje dosyaları vardır. Yapay zeka ikinci aday hakkında daha fazla kanıt bulur. Ama daha fazla görünürlük daha fazla liyakat değildir. Veri yokluğu da başarısızlığın kanıtı değildir. O halde AI iyi adayı mı buluyor, yoksa AI tarafından daha kolay okunabilen adayı mı? Üstelik seçmenlerin bu sistemleri kullandığını adaylar da öğrenecek. O noktadan sonra yalnız insanları değil, onları değerlendiren modelleri de ikna edecek dijital izler üretmeye başlayacaklar. Karar vermek için kullandığımız sistem, seçilmeye çalışan insanın davranışını da değiştirecek.

Aslında seçtiğimiz insana yalnızca bugünün projelerini emanet etmediğimiz fikri yeni değil. Edmund Burke 1774’te Bristol seçmenlerine yaptığı konuşmada, temsilcinin seçmene yalnız emeğini değil muhakemesini de borçlu olduğunu söylüyordu. Çünkü temsilci yalnız seçmenin bugünkü taleplerini uygulayan biri değil, seçim anında öngörülemeyen meselelerde de kendi muhakemesini kullanacak kişiydi. Yaklaşık 250 yıl sonra aynı probleme yeni bir aktör ekliyoruz. Artık seçmenin ve temsilcinin yanında, ikisinin de göremediğinden daha fazlasını hesaplayabilen başka bir zeka var. Bu beni kendi kararımın içine yeniden bakmaya zorladı.

Bir seçimde yalnızca kişiyi seçmiyoruz. İstediğimiz geleceği, o geleceğe götüreceğine inandığımız projeleri, bunları gerçekleştirecek insanı ve henüz bilmediğimiz sorunlarda kullanacağı muhakemeyi aynı oyla seçiyoruz. Yapay zeka bütün bunları benden daha iyi karşılaştırır, görmediğim çelişkileri gösterir ve hatta kendi tercihimi yeniden sorgulamama neden olur. Ancak benim için neyin doğru olduğunu benden daha iyi hesaplaması, neyin doğru olduğuna karar verme hakkını ona verdiğim anlamına gelmeyecek.

Bu deneme ilk olarak LinkedIn’de, “Birlikte Düşünmeye Başlarken” bülteninde yayımlandı. Özgün yazı

Karar zekasını iş başında görün

Arya AI’nin verinizi karara, kararı aksiyona nasıl dönüştürdüğünü keşfedin.

Platformu keşfedin